Fethiye 2. Etap Sahil Bandı: İhale, İmar ve Kamusal Alan
Fethiye Kent Konseyi, 2. Etap Sahil Bandı’nın ihale ve proje süreçlerine dair kamuoyundaki bilgi kirliliğini gidermek amacıyla 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında Fethiye Belediyesi’ne yazılı sorular yöneltmiştir. Bu sayfada her soru için sorumuzu, belediyenin yanıtını ve uzman yorumunu bulabilirsiniz. Uzun metinlerin önce özeti verilmiş; tam metni ilgili kutuyu açarak okuyabilirsiniz.
Süreç ve arka plan
Özet: Deniz dolgusuyla kazanılan 2. Etap Sahil Bandı, 2008’de rekreasyon alanı olarak planlanmış ve 2009’da 49 yıllığına (2058’e kadar) ücretsiz olarak Fethiye Belediyesi’nin kullanımına bırakılmıştır. Onaylı projede 3 lokanta, 14 çay satış ünitesi ve geniş açık-yeşil alanlar öngörülmüş; mevzuat yapılaşmayı alanın %3’üyle sınırlamıştır. Bugün alanda 16 büyük restoran/kafe bulunmakta, açık alanlar ve 8 metrelik sahil yürüyüş yolu masa-sandalyelerle işgal edilmiş durumdadır. İmar barışıyla alınan yapı kayıt belgeleri 2021’de iptal edilmiş, 2023’te yıkım ve para cezaları tebliğ edilmiş, Mart 2026’da başlayan yıkımlar durdurulmuştur. Mayıs 2026’da alan “rıhtım ve geri sahası” amacıyla, yıllık 16,7 milyon TL + KDV bedelle 30 yıllığına belediyeye kiralanmıştır.
- 1/5000 ve 1/1000 ölçekli rekreasyon alanı imar planları onaylandı.
- Milli Emlak Genel Müdürlüğü alanı 49 yıllığına (2058’e kadar) ücretsiz olarak belediyeye bıraktı.
- Muğla Valiliği, alandaki işletmelerin tüm yapı kayıt belgelerini iptal etti.
- Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi ilamıyla 16 işletmenin ruhsat dosyalarına şerh konuldu.
- İmar Kanunu 32. ve 42. maddeleri uyarınca yıkım kararları ve para cezaları işletmelere tebliğ edildi.
- Yıkımlara başlandı; Belediye Başkanı’nın yasallaştırma yönündeki açıklamasının ardından yıkımlar durduruldu.
- Bakanlık, belediyeyi pazarlık usulü ihaleye tek katılımcı olarak davet etti.
- İhale yapıldı: “rıhtım ve geri sahası” amaçlı, yıllık 16.700.000 TL + KDV, 30 yıl.
- Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü ile belediye arasında ön izin sözleşmesi imzalandı.
- Fethiye Kent Konseyi bilgi edinme başvurusunu yaptı.
- Fethiye Belediyesi yazılı yanıt verdi.
Süreç metninin tamamını oku
Deniz dolgusu yapılarak kazanılmış alan statüsündeki Fethiye 2. Etap Sahil Bandına ait Rekreasyon Alanı oluşturma amaçlı 1/5000 ölçekli ve 1/1000 ölçekli imar planları mülga Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı tarafından 2008 yılında onaylanarak yürürlüğe girmiştir. Rekreasyon Alanı, yürürlükte bulunan Planlı Alanlar Yönetmeliği’nin tanımlar başlığı altındaki 4. maddesinde “Kentin açık ve yeşil alan ihtiyacı başta olmak üzere, eğlence, dinlenme, piknik ihtiyaçlarının karşılanabildiği, kent içinde ve çevresinde günübirlik kullanıma yönelik olarak imar planı ile belirlenmiş yerler” şeklinde tanımlanmıştır. Bu mevzuat çerçevesinde açık ve yeşil alan kullanımı ağırlıklı olarak hazırlanan ve onaylanan vaziyet planı Milli Emlak Genel Müdürlüğü’ne sunulmuş, Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nün 13.07.2009 tarih, 13159 sayılı yazısı ile 49 yıllığına (2058 yılına kadar) Fethiye Belediyesinin tasarrufuna bırakılmış ve ücretsiz kullanım izni verilmiştir.
Kıyı Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik Hükümlerinin “Doldurma ve Kurutma Yoluyla Arazi Kazanma” başlığı altındaki 14. maddesinde, “Denizlerde, içme ve kullanma suyu kaynağı olmamak kaydı ile tabii ve suni göllerde ve akarsularda; sadece kamu yararının gerektirdiği hallerde daha uygun alternatifler bulunmaması veya kıyı alanının yetersizliği nedeniyle ve uygulama imar planı kararı ile bu Yönetmeliğin 13 üncü maddesinde belirtilen yapı ve tesislerle, Kanunun 7 nci maddesi gereği yapılabilecek kara, deniz, hava ulaşımına yönelik altyapı tesisleri, (Ek ibare:RG-26/7/2014-29072) ibadet yeri, yeşil alan düzenlemeleri kapsamında park, çocuk bahçesi, açık spor alanları ile açık alan ağırlıklı olmak üzere ve emsali aynı amaçla ayrılan alanın % 3 ünü yüksekliği 5.50 m. yi aşmayan takılıp sökülebilir elemanlarla inşa edilen; lokanta, gazino, çay bahçesi, sergi üniteleri ve idare binalarını içeren fuar, piknik, eğlence alanları düzenlemek amacıyla doldurma ve kurutma işlemi yapılarak arazi kazanılabilir.” şeklindeki hüküm yürürlüktedir.
Bu mevzuat çerçevesinde Fethiye Belediyesinin tasarrufuna bırakılarak ücretsiz kullanım izni verilmiş Fethiye 2. Etap Sahil Bandının onaylanmış projesinde 3 adet lokanta (kapalı alanları 56 m² ile 125 m² arasında değişen), bir adet seyyar tuvalet, 14 adet çay satış ünitesi (kapalı alanları 6 m² ile 27 m² arasında değişen), bir adet tören alanı (Özgecan Anıtı), deniz kenarında 8 m genişliğinde bir yürüyüş yolu planlanmış, kalan alanların tamamı ise açık ve yeşil alanlar ile oturma gruplarının bulunduğu ve halkın serbestçe yararlanabileceği pergola kullanımları yer almaktaydı.
Günümüzde gelinen noktada ise 2. Etap Sahil Bandında ortalama kapalı alanları 500 m²’nin üzerinde olan 16 adet restoran ve kafeterya yapıları mevzuata aykırı olarak devasa şekilde izinsizce büyütülmüş, böylece mevzuatla belirlenmiş %3 yapılaşma emsalinin çok üzerine çıkılmış, açık ve yeşil alan olarak halkın kullanımına ayrılmış alanlar ise masa ve sandalyeler konularak işgal edilmiş, tesislerin çoğunda da müzik konserlerinin yapıldığı sahne alanları ve müşteri masaları konulmak suretiyle kamunun serbest ve özgürce kullanması gereken alanlar restoran alanlarına dahil edilmiş, halkın serbestçe deniz kenarında yürüyebilmesi için planlanmış olan 8 metre genişliğindeki imar yolu ise masa, sandalye ve çiçeklik konularak işletmelerce sahiplenilmiş, deniz kenarında gölgelik ve rüzgar kesici görünümlü sabitlenmiş yapı elemanlarıyla kapalı mekanlar oluşturulmuş, halkın serbestçe ve ücretsiz kullanabileceği rekreasyon alanı özelliği kaybolmuş, kamu yararı ve bakanlıkça verilmiş kullanım izni kapsamı dışına çıkılmış durumdadır. 2. Etap Sahil Bandı bütününe bakıldığında da deniz dolgusunun yapım amacı ve verilmiş izinlerle mevzuatın dışına çıkılarak rekreasyon alanı tanımından uzaklaşılmış ticaret alanı tanımına dönüşmüş durumdadır. 2. Etap Sahil Bandında mevcut kullanım şekliyle kamu yararından uzaklaşılmış, belirli bireylerin ekonomik çıkarlarına göre şekillenen bir alan haline dönüşmüş, hukuk devletinde, başta işletmeciler olmak üzere yetkili ve sorumlu kurumlar ile belediyeler yetkilerini kötüye kullanarak hukuku çiğnemiş ve adalet duygusunu zedelemiştir.
Fethiye 2. Etap Sahil Bandında mevzuata aykırı şekilde yapılaşan ve kamusal alan işgalleri yapan işletmeler, 2018 yılı öncesi yapılmış yapıları kapsayan ve halk arasında imar barışı olarak bilinen 3194 sayılı İmar Kanunun Geçici 16. maddesi kapsamında aykırılıklarını beyan ederek “Yapı Kayıt Belgelerini” almışlardı ve 2. Etap Sahil Bandı işletmeci firması bu yapı kayıt belgelerindeki yapıları şirketinde ayni sermaye olarak göstererek Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 22.12.2022 tarihli ilamı ile (2022/340 Esas No ve 2022/757 Karar No) işletmelerin belediye ruhsat dosyalarına şerh konulmuştu.
Ancak, Fethiye Belediyesi’nin itirazı ve müracaatı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Muğla İl Müdürlüğü Yapı Kayıt Belgesi Komisyonu kararı neticesi bu alandaki mevzuata aykırı yapılar yürürlükte bulunan “Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar” hükümlerinde yer alan “yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar” kapsamına girdiğinden Fethiye 2. Etap Sahil Bandındaki işletmelere ait tüm yapı kayıt belgeleri 18.03.2021 tarihinde Muğla Valiliğince iptal edilmiştir.
İptal edilmiş yapı kayıt belgeleri, hukuki geçerliliğini yitirdiği için mahkemelerce lehe delil veya hak sebebi olarak dikkate alınamaz, mahkemede koruyucu veya meşrulaştırıcı bir belge olarak kabul edilemez. İptal edilen belgeler hükümsüz hale gelir, yapı ruhsatsız kaçak statüye döner. Bu gerekçelerle Fethiye Belediyesinin, Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesine itiraz ederek, iptal edilmiş yapı kayıt belgelerine dayalı şerh konulmasının hukuken geçersiz olduğu ve Fethiye Belediyesinin mahkemece verilmiş bu kararının iptali yönündeki girişimlerinin yapılıp yapılmadığı ve sonuçları belirsizdir.
Fethiye 2. Etap Sahil Bandındaki işletmelere ait yapıların yapı kayıt belgeleri iptali sonrasında vatandaşların özellikle CİMER şikayetleri, denetime gelen müfettiş raporları ve Sayıştay raporları sonucunda mevzuata aykırı yapılar hakkında Fethiye Belediyesi encümen kararıyla 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. ve 42. maddesi gereği yıkım kararı almış ve para cezası vermiş, Fethiye Belediyesi bu cezaları işletmelere 16.08.2023 tarihinde tebliğ etmiştir. Tebliğ tarihinden sonra aykırılıkların giderilmesi, yıkım kararları uygulanmamış ve kamusal alan işgalleri sona erdirilmemiş, ancak kamuoyu baskısı ve müfettiş raporları sonrasında Mart 2026 tarihinde yıkımlara başlanılmıştır. Yıkımlar esnasında bir anda Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca tarafından “Fethiye 2. Etap Sahil Bandındaki işletmelerin yasallaştırılması gerektiği, çünkü bu tesislerin katma değer yarattığı ve bunların korunarak turizme hizmet etmesi gerektiği, bu amaçla bu alanın %20 yapı emsali alınacak şekilde imar planı yapılacağı konularında bakanlıkla görüşmeler yapıldığı” şeklinde bir açıklama yapılmış ve yıkımlar durdurulmuştur. Böylelikle yetkinin kötüye kullanımı, kontrolsüzlük ve denetimsizlik sonucu “kamusal alan” statüsünden “ticari alan” statüsüne dönüşerek belirli bireylerin ekonomik çıkarlarına göre şekillenen ve işgal edilen Fethiye 2. Etap Sahil Bandında kamu yararı, halkçılık ve adalet kavramları yok sayılarak illegal faaliyetlerin yasal kılıflara büründürülme adımları atılmıştır.
Akabinde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü 15.05.2026 tarihli yazısı ile Fethiye Belediyesine çağrı yaparak bu alanın ücretli kullanımı için pazarlık usulü yapılacak ihaleye tek katılımcı olarak davet etmiş ve 21.05.2026 tarihinde yapılan Pazarlık Usulü İhale ile Fethiye 2. Etap Sahil Bandı ve kıyı alanı “rıhtım ve geri sahası” kullanımı şeklinde yıllık 16.700.000 TL + KDV bedelle Fethiye Belediyesine 30 yıl süre ile kiralanmış ve 15.06.2026 tarihinde Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü ile Fethiye Belediyesi arasında ön izin sözleşmesi yapılarak kiralama süreci başlamıştır.
Hukuki Statü ve Kullanım Hakkı Çelişkisi
Maliye Bakanlığı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü) tarafından Fethiye Belediyesi’ne 2058 yılına kadar (49 yıllığına) verilen ücretsiz kullanım izni olduğu ve bu durumun Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’nün 16.06.2017 tarih, E6899 sayılı yazısıyla teyit edildiği bilinmektedir. Söz konusu kullanım hakkının kapsamı nedir? Bu hak devam ederken alanın neden yeniden ve bu kez bedelli kiralama yoluyla (yıllık 16.700.000 TL + KDV) ihaleye çıkarıldığına dair hukuki gerekçe nedir? Ücretsiz kullanım hakkının sona erdirilmesine dair belediyeye tebliğ edilen resmi bir karar bulunmakta mıdır?
Özet: Bedelli ihalenin nedenleri ve yasal dayanakları ihaleyi yürüten Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın yetkisindedir; ayrıntılar Bakanlıktan öğrenilebilir. Bakanlığın bildiriminin ardından ihale 21.05.2026’da pazarlık usulüyle yapılmış, ilk yıl bedeli 16.700.000 TL + KDV olarak belirlenmiş, 15.06.2026’da ön izin sözleşmesi imzalanmıştır. Alan 36.286,32 m²’dir.
Kullanım hakkının kapsamı ve ücretsiz hakkın sona erdirildiğine dair resmi bir karar olup olmadığı soruları yanıtsız bırakılmıştır.
Belediyenin yanıtının tamamını oku
Başvurunuzdaki 1. soruda bahsi geçen, 2058 yılına kadar geçerli olan ücretsiz kullanım iznine rağmen alanın yıllık 16.700.000 TL + KDV bedelle yeniden ihaleye çıkarılma nedenleri ve bu sürece dair tüm yasal dayanaklar, ihaleyi bizzat yürüten Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın yetki ve tasarrufundadır.
İhalenin hangi hukuki gerekçeyle yapıldığına dair detaylı açıklamalara, resmi kararlara ve ilgili tüm belgelere, işlemi gerçekleştiren asıl makam olan ilgili Bakanlıktan ulaşılabilir.
Söz konusu alan için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 15.05.2025 tarih ve 35470 sayılı yazısı ile bildirim yapılmış; 21.05.2026 tarihinde 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 51/g maddesi uyarınca “Pazarlık Usulü” ile ihale gerçekleştirilmiştir. Bu sürece istinaden 15.06.2026 tarihinde Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü ile Belediyemiz arasında “Ön İzin Sözleşmesi” imzalanarak süreç resmiyete dökülmüştür.
21.05.2026 tarihinde yapılan ihalede, ilk yıl için 16.700.000,00 TL + KDV tutarındaki bedel ihale komisyonunca uygun bulunmuş ve karara bağlanmıştır. İhale edilen alanın büyüklüğü toplamda 36.286,32 m² olarak belirlenmiştir.
Özet:
- Ücretsiz kullanım hakkı, %3 emsalle onaylanmış vaziyet planındaki yasal yapıları ve açık-yeşil kamusal alanları kapsıyordu. Yapıların büyütülmesi ve yeni binalar eklenmesiyle izin kapsamı aşılmış, alan ticari niteliğe dönüşmüştür; ücretli kullanıma geçişin başlıca nedeni budur.
- Belediye, hukuki gerekçe sorusunda haklı olarak Bakanlığı işaret etmiş ve yalnızca ihaleye davet edilen katılımcı olduğunu vurgulamıştır.
- Ücretsiz hakkın sona erdirildiğine dair belediyeye tebliğ edilmiş resmi bir karar yoktur. Belediye bu gerekçeyle ihalenin iptalini isteyebilir, gerekirse dava açabilirdi; bunun yerine ücretli kullanımı tercih etmiştir.
- İhaleye davetle ihale arasında yalnızca 6 gün vardır; bu sürede evrak hazırlığı, olağanüstü meclis kararı ve Ankara’daki ihaleye katılımın tamamlanması dikkat çekicidir.
Uzman yorumunun tamamını oku
Kullanım hakkının kapsamı: Fethiye Belediyesi, 2. Etap Sahil Bandında, 2058 yılına kadar ücretsiz kullanım hakkı izinlerini alırken, projesinde %3 yapılaşma emsali ile onaylanmış olan vaziyet planında gösterilen mevzuatlarda tanımlanmış yasal yapılar ve açık ve yeşil alanlardan oluşan kamusal alan düzenlemelerini kapsıyordu. Ancak zamanla söz konusu yapıların yükseklikleri artmış, yapı alanları genişletilmiş ve ilave yeni binalar yapılarak mevzuatın ve verilmiş izinlerin kapsamı dışına çıkılmıştır. Dolayısıyla, 2. Etap Sahil Bandı alan kullanımında ücretsiz kullanım hakkı ve verilmiş izinler kapsamı dışına çıkıldığı, kamusal alandan ticari alan vasfına dönüştüğü gerekçeleri bugün ücretli kullanıma çevrilmesinin başlıca sebebidir.
Bedelli ihalenin hukuki gerekçesi: Bu soruya Fethiye Belediyesi cevap yazısında haklı olarak, “bu sürece dair tüm yasal dayanaklar Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın yetki ve tasarrufundadır, resmi kararlara, detaylı açıklamalara, bedelli ihaleye çıkarılma nedenlerine ve bu sürece dair tüm yasal dayanaklara ilgili bakanlıktan ulaşılabilir” şeklindeki cevap yazısıyla topu bakanlığa atmış, bu sorunun muhatabı olamayacağını belirterek Fethiye Belediyesinin sadece ihaleye davet edildiğini ve ihale katılımcısı sıfatında bulunduğunu vurgulamıştır.
Ücretsiz hakkın sona erdirilmesi: 2. Etap Sahil Bandı için Fethiye Belediyesinin ücretsiz kullanım hakkının sona erdirildiğine dair bakanlıkça belediyeye tebliğ edilmiş resmi bir karar bulunmamaktadır. Halbuki Fethiye Belediyesi, alanın 2058 yılına kadar ücretsiz kullanım hakkının verildiğini, devlette devamlılık ilkesinin bulunduğunu, ücretsiz kullanım hakkının sona erdirildiğinin resmi olarak tebliğ edilmediği gerekçeleriyle ihalenin iptalini talep edebilir, gerekirse hukuki yollara başvurarak ücretsiz kullanım izninin devam ettirilmesi konusunda dava açarak haklarını savunabilirdi. Ancak Fethiye Belediyesi, 2. Etap Sahil Bandının ücretsiz kullanım hakkından vazgeçerek ihaleye katılma yolunu ve ücretli kullanım şeklini tercih ettiği şeklinde değerlendiriyoruz.
Ayrıca Fethiye Belediyesine ihaleye davet çağrısı 15.05.2026 (sehven 15.05.2025 yazılmış) tarihinde yapıldı. Pazarlık Usulü İhale ise tam 6 gün sonra 21.05.2026 tarihinde Ankara’da yapıldı. Bu 6 günlük süre içerisinde bu kadar süratli bir şekilde ihale evraklarının hazırlanabilmesi, Belediye Meclisinin olağanüstü toplantıya davet edilerek meclis kararının alınması ve ihale hazırlıkları tamamlandıktan sonra Ankara’daki ihaleye yetiştirilebilmesi ve kısa zaman dilimi içerisinde bunların tamamlanabilmesi dikkat çekiyor.
İhale Amacı ve İmar Planı Değişikliği
26 Mayıs 2026 tarihli ihalenin “Rıhtım ve Geri Sahası” amaçlı yapıldığı görülmektedir. Mevcut imar planlarında “Park ve Rekreasyon Alanı” olarak geçen sahil bandının, rıhtım yapmaya elverişli olmayan (deniz derinliği, dip çamuru vb.) yapısına rağmen bu isimle ihale edilmesinin teknik ve yasal dayanağı nedir? Söz konusu ihalenin kapsamı nedir? Fethiye Belediyesi olarak bu ihale kapsamında alanda yapılması planlanan değişiklikler ve planlamalar nedir? Bu kullanım kapsamı ve değişiklikler doğrultusunda bölgedeki kaçak yapılarla ilgili planlamalar nelerdir?
Özet: Kesikkapı ve Babataşı mahallelerindeki 36.286,32 m²’lik alan için Bakanlıkça belediyeye “Rıhtım ve Geri Sahası” amaçlı kullanma izni verilmiştir; imar planı değişikliğiyle ilgili henüz bir işlem yapılmamıştır. Şartname ve koşullar tamamen Bakanlıkça belirlenmiş olup belediye yalnızca “katılımcı”dır. İmar planı değişiklikleri, ekolojik etkiler ve mevcut yapılaşma ile işgallere ilişkin konuların belediyenin yetki ve sorumluluk alanında olmadığı belirtilmiştir.
Belediyenin yanıtının tamamını oku
Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünce İlçemiz, Kesikkapı ve Babataşı Mahalleleri sınırları içerisinde devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan 36.286,32 m2 alanda “Rıhtım ve Geri Sahası” amaçlı Belediyemize kullanma izni verilmiştir. Kurumumuzca “Rıhtım ve Geri Sahası” olarak kullanma izni alınan alanda imar planı değişikliği ile ilgili henüz herhangi bir işlem tesis edilmemiştir.
İhale, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından “Rıhtım ve Geri Sahası Amaçlı” olarak hazırlanmıştır. İhalenin şartnamesi, biçimi ve koşulları tamamen Bakanlıkça belirlenmiş olup, belediye bu ihalede yalnızca “katılımcı” statüsündedir. Bununla birlikte İhale amacı doğrultusundaki imar planı değişiklikleri, bölgenin ekolojik durumu ve çevresel etkileri ile mevcut yapılaşma ve işgallerin durumuna ilişkin konular Belediye ilgili yetki ve sorumluluk alanında bulunmamaktadır. Bu hususlardaki tüm planlama ve değerlendirme yetkisi ihaleyi hazırlayan Bakanlık’tadır.
Özet:
- İki yıllık ön izin süresi içinde alan, imar planında “rıhtım ve geri sahası” olarak planlanacaktır; çünkü kullanım izni yalnızca bu amaçla verilmiştir. İhalenin kapsamı da bu tanımdan anlaşılmaktadır.
- Mevcut yapılaşma ve işgallerin belediyenin yetkisinde olmadığı ifadesi hatalıdır: plan değişikliğinde belediye meclis kararı alınacaktır; İmar Kanunu 32. ve 42. maddelerindeki yıkım ve para cezalarını belediye uygular; işgal edilen alanlardan işgaliye bedelini de belediye almaktadır.
Uzman yorumunun tamamını oku
Rıhtım tanımının dayanağı: Fethiye Belediyesine verilen iki yıllık ön izin süresince 2. Etap Sahil Bandı imar planında rıhtım ve geri sahası olarak planlanacaktır çünkü sadece bu amaçla bakanlıkça kullanım izni verilmiştir. Zaten cevap yazısında “yazı tarihinde henüz” bir işlem gerçekleştirilmemiştir açıklaması bulunmaktadır. Muhtemelen resmi kurum görüşleri alınmaya başlanmıştır, bu yönde yapılacak imar planı değişiklikleri ve diğer izinler 2 yıllık ön izin süresi içinde tamamlanmak zorundadır.
İhalenin kapsamı: Soruya ilişkin herhangi bir özel açıklama yapılmamışsa da ihale kapsamı ihalenin tanımından da anlaşılacağı üzere “rıhtım ve geri sahası” yapımı amaçlıdır.
Planlanan değişiklikler ve kaçak yapılar: Fethiye Belediyesi bu soruya oldukça ilginç ve karmaşık bir yanıt vermiştir. “İhale konusu ve koşulları bakanlıkça belirlendiğinden belediyemizin yapacağı bir işlem bulunmamaktadır, belediye sadece ihaleye katılımcı statüsündedir” şeklinde yanıt vermiştir. Bu şekilde bir yanıtla topu yine bakanlığa atmıştır ve açıklamanın bu kısmı doğrudur ancak, aynı sorunun devamında, “ihale amacı doğrultusundaki imar planı değişiklikleri, bölgenin ekolojik durumu ve çevresel etkileri ile mevcut yapılaşma ve işgallerin durumuna ilişkin konular belediyenin yetki ve sorumluluk alanında bulunmamaktadır” şeklinde geçiştirmelik ve hatalı bir cevap vermiştir. Zira, imar planı değişikliklerinde belediyenin onay yetkisi olmasa da belediye meclis kararı alınacaktır. Ayrıca mevcut yapılaşma ve işgaller belediyenin yetki ve sorumluluğunda olup zaten Fethiye Belediyesinin 2. Etap Sahil Bandındaki mevzuata aykırı yapılaşmalara yıkım ve para cezası aldığını aynı yazıda kendileri defalarca belirtmiş olmasına rağmen (3194 sayılı imar kanunun 32. ve 42. maddesine göre para ve yıkım cezaları belediye tarafından yerine getirilir), işletmelerce işgal edilmiş kamusal alanlara Fethiye Belediyesi tarafından işgaliye bedeli alınmasına rağmen, bu konularda belediyenin yetki ve sorumluluğunun olmadığının resmi yazıya dökülmesi tam bir talihsizlik ve iş bilmezlik örneğidir.
Ekolojik Durum ve Çevresel Etki
Bölgenin sahip olduğu mevcut yükün üzerine eklenecek betonlaşma, peyzaj, ışık ve gürültü kirliliğinin bölgenin mikro habitat, kıyı tampon bölge ve canlı geçiş koridoru vasfına etkileri üzerine bir çalışma yapılmış mıdır? Özellikle Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırları içindeki bu alanın ekolojik tolerans sınırı belirlenmiş midir?
Özel Çevre Koruma Bölgelerinde ekolojik tolerans sınırlarının tespiti ve çevresel izleme çalışmaları esas olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmektedir.
Bu soruya Fethiye Belediyesi cevap yazısında sorunun muhatabı olmadığını ima edercesine (haklı olarak) topu Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’ne atmış, adeta bu soruyu bana değil gidin ona sorun şeklinde yorumlanabilir.
Kamu Yararı ve Halkın Erişimi
3621 sayılı Kıyı Kanunu’nun kıyıların herkesin eşit ve serbest kullanımına açık olması ilkesi, yeni yapılacak kiralama ve işletme modeli ile nasıl güvence altına alınacaktır? Sahilin tamamen ticarileşmesini önlemek adına belediyece alınan somut tedbirler nelerdir?
Özet: Kıyıların herkesçe eşit ve serbest kullanımı belediyenin temel öncelikleri arasındadır ve bu konuda en üst düzeyde hassasiyet gösterilmektedir. İhale Bakanlık şartnamesiyle şekillenmiş, belediye katılımcıdır; kiralama ve işletme modeli Bakanlığın yasal çerçevesi ve üst ölçekli plan kararlarıyla uyumlu yürütülmektedir. Ticarileşmeye karşı “Park ve Rekreasyon Alanı” fonksiyonunun korunması için denetimlerin sürdüğü belirtilmiştir.
Belediyenin yanıtının tamamını oku
3621 sayılı Kıyı Kanunu ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde, kıyıların herkesin eşit ve serbest kullanımına açık tutulması ilkesi belediyemizin temel öncelikleri arasında yer almaktadır. Söz konusu alanın yönetim ve işletme süreçlerinde, kamu yararının gözetilmesi ve halkın sahile erişim haklarının korunması hususunda gerekli hassasiyet en üst düzeyde gösterilmektedir.
Yürütülen ihale süreci, bizzat Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan şartnameler ve koşullar doğrultusunda şekillenmiş olup, belediyemiz bu süreçte katılımcı statüsündedir. Dolayısıyla, alandaki kiralama ve işletme modelinin tüm detayları, Bakanlıkça belirlenen yasal çerçeve ve üst ölçekli plan kararlarıyla uyumlu bir şekilde yürütülmektedir.
Ticarileşme riskine karşı, bölgenin “Park ve Rekreasyon Alanı” fonksiyonunun korunması ve kamusal açık alan dengesinin sağlanması adına mevzuatın öngördüğü denetim mekanizmalarının işletilmesine devam edilmektedir. Belediyemiz, halkın serbest kullanımını kısıtlayacak her türlü aykırılığa karşı ilgili müdürlükleri vasıtasıyla denetimlerini sürdürmekte ve uygulamaların mevzuat sınırları içerisinde kalması için gerekli koordinasyonu sağlamaktadır. Alınacak tüm kararlar ve yapılacak uygulamalar, kıyı mevzuatı ve kamu yararı ilkeleri ile tam bir eşgüdüm içerisinde, titizlikle takip edilmektedir.
Özet:
- “Üst ölçekli plan kararlarıyla uyumlu” ifadesi talihsizdir: Alan, Fethiye-Göcek 1/25.000 Çevre Düzeni Planı dahil tüm planlarda Rekreasyon Alanı’dır; “rıhtım ve geri sahası” olarak ihale edilmesi bu planlarla uyumlu sayılamaz.
- Denetimlerin sürdüğü beyanı yanıltıcıdır: Alan fiilen işletmelerce sahiplenilmiş ticari bir alana dönüşmüş, kamusal alanlar işgal edilmiş, denetim mekanizmaları işletilmemiştir.
- Rıhtım ihalesiyle park ve rekreasyon amaçlı kullanım izni de ortadan kalkacağından, alanın kamusal niteliğinin korunması ve ticarileşmenin önlenmesi mümkün görünmemektedir.
Uzman yorumunun tamamını oku
Eşit ve serbest kullanım: Bu soruya Fethiye Belediyesi cevap yazısında, “kıyıların herkesçe eşit ve serbest şekilde kullanılması belediyenin temel öncelikleri arasında olduğu, gerekli hassasiyetin en üst düzeyde gösterileceği” şeklinde vaatte bulunmuştur. “Alan kiralama ve işletme modelinin tüm detayları bakanlıkça yürütülmektedir” diyerek topu yine bakanlığa atmış, ancak, bu bölümde, çalışmaların yasal çerçeve ve üst ölçekli plan kararlarıyla uyumlu bir şekilde yürütüleceğinin yazılmış olması da yine talihsiz bir ifadedir. Çünkü söz konusu 2. Etap Sahil Bandı, alt ölçekli planlarda ve üst ölçek plan olan Fethiye-Göcek 1/25 000 Ölçekli Çevre Düzeni Planında Rekreasyon Alanı olarak planlı durumdadır. Bu alanın “rıhtım ve geri sahası” olarak ihale edilmesi ve yapılması neticesinde üst ölçekli plan kararlarıyla uyumlu bir şekilde yürütüldüğünü söyleyebilmek mümkün değildir.
Ticarileşmeye karşı tedbirler: Fethiye Belediyesinin bu soruya ilişkin cevap yazısının son paragrafı hayli çelişkili ve hatalı ifadeler barındırmaktadır. 2. Etap Sahil Bandının ticarileşme riskine karşı “Park ve Rekreasyon Alanı fonksiyonunun korunması ve kamusal açık alan dengesinin sağlanması adına mevzuatın öngördüğü denetim mekanizmalarının işletilmesine devam edilmektedir, belediyemiz halkın serbest kullanımını kısıtlayacak her türlü aykırılığa karşı denetimlerini sürdürmekte” şeklinde bilgilendirme yapmış olması da tam talihsiz bir ifadedir. Fethiye Belediyesinin Kent Konseyini resmi bir yazıyla yanıltıcı şekilde bilgilendirme yapmış olması kabul edilemez. Zira; 2. Etap Sahil Bandı, park ve rekreasyon alanı kapsamından ve kamusal kullanım alanından çıkarak işletmeler tarafından sahiplenilmiş bir ticari alan kullanımına dönüşmüş, mevzuata aykırı şekilde yapılaşmalar oluşmuş, kamusal alanlar işletmeler tarafından işgal edilerek halkın serbest ve özgürce kullanım imkânı kalmamış, Fethiye Belediyesince kontrol ve denetim mekanizmaları işletilmemiştir. Son gelişmelerle alanın kullanım şekli rıhtım ve geri sahası olarak bakanlıkça ihalesi yapıldığından park ve rekreasyon alanı olarak verilmiş kullanım izni de böylelikle yürürlükten kaldırılacaktır. Bu bilgiler ve gelişmeler doğrultusunda Fethiye Belediyesinin bu cevap yazısında belirtmiş olduğu park ve rekreasyon alanı fonksiyonunun korunacağı yazılı olarak bildirilmiş olsa da yukarıdaki gerekçelerle ve alanın kullanım şeklinin rıhtım ve geri sahası olarak ihale edilmesiyle oluşan son gelişmeler sonucu bunun mümkün olamayacağı yani alanın kamusal alan özelliğini koruyamayacağı ve ticarileşmesinin önlenemeyeceği olarak değerlendiriyoruz.
İmar Mevzuatına Aykırılık ve İtiraz
Kısaca: İmar planında “park ve rekreasyon alanı” olan kıyının, plandaki kullanım amacı dışında “rıhtım ve geri sahası” olarak ihale edilmesine Fethiye Belediyesi neden itiraz etmemiştir?
Sorunun tamamını oku
Anayasanın kamu yararı ve mülkiyet hakkı maddeleri gereğince kamusal alanlar sadece PLANLANDIĞI amaca uygun olarak topluma hizmet etmek zorundadır. 3194 sayılı İmar Kanunu gereği, umumi ve kamu hizmetlerine ayrılan alanlar sadece halkın ortak kullanımı içindir ve planlandığı amaç dışında başka hiçbir fonksiyon için kullanılamaz. 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu uyarınca yapılacak kiralama veya satış ihalelerinde taşınmazın İMAR DURUMU ve kullanım amacı esastır ve imar planındaki kullanım amacı dışında başka bir amaçla ihale edilemez şeklinde bağlayıcı hukuksal faktörler yürürlükteyken, kamu alanlarının imar planındaki kullanım amacı dışındaki bir kullanıma yönelik ihale yapılması hukuka aykırıdır. Bu tür ihaleler kamu yararı ilkesine ve imar mevzuatına aykırı olduğundan yargı yoluyla iptal edilmektedir ve bu konuda kesinleşmiş emsal yargı kararları bulunmaktadır. İmar planında “park ve rekreasyon” alanı olarak planlı durumdaki kıyının “rıhtım ve geri sahası” olarak ihale edilmesine ve böylelikle kanunların BAKANLIKÇA yok sayılmasına FETHİYE BELEDİYESİ olarak hangi gerekçelerle itiraz edilmemiştir?
İhalenin şekli ve içeriği Bakanlık tarafından belirlendiği için, ihaleye veya ihalenin şekline yönelik her türlü itirazın doğrudan Bakanlığa yapılması gerekmektedir. Belediye, Bakanlıkça hazırlanan şartnameye uymakla yükümlü bir katılımcı durumundadır.
Özet: Belediye, yalnızca katılımcı olduğunu vurgulayarak asıl soruyu yanıtsız bırakmıştır. 2058’e kadar geçerli ücretsiz kullanım hakkı resmi yazışmalarla defalarca teyit edilmişken, alanın kanunlara aykırı biçimde ve ücretli olarak ihale edilmesine neden itiraz edilmediği ve Fethiye halkına tanınmış hakların neden savunulmadığı cevapsız kalmıştır.
Uzman yorumunun tamamını oku
Fethiye Belediyesi, bu soruya “İhalenin şekli ve içeriği Bakanlıkça belirlendiğinden her türlü itirazın Bakanlığa yapılması gerektiği” şeklinde yanıt vererek asıl soruyu yanıtsız bırakmış belediyenin sadece katılımcı sıfatında olduğunu vurgulamıştır. Fethiye Belediyesinin 2058 yılına kadar ücretsiz kullanım hakkı devam ederken ve defalarca yapılmış resmi yazışmalarla bu hakkın geçerli olduğu teyit edilmişken bir anda kanunlara aykırı şekilde ve ücretli olarak ihale edilmesine Fethiye Belediyesinin hangi gerekçelerle itiraz etmediği, Fethiye halkına verilmiş hakların belediye yönetimince niçin savunulmadığı sorusu cevapsız kalmıştır.
Yapılaşma ve İşgallerin Durumu
Daha önce bakanlık tarafından iptal edilen yapı kayıt belgelerine ve “ruhsatsız” olduğu tespit edilen yapılara yönelik güncel planlama nedir? İhale kapsamında mevcut işletmelerin kamusal alanı (yürüyüş yolları vb.) işgal eden eklentileri yıkılacak mıdır, yoksa bu yapılar yeni projeyle muhafaza mı edilecektir?
Özet: İşletmelerin durumu yalnızca imar mevzuatıyla değil, süren yargı süreçleriyle de şekillenmektedir. Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 22.12.2022 tarihli ilamıyla 16 işletmenin ruhsat dosyalarına Türk Ticaret Kanunu 128/2 uyarınca Pruva İnvest Turizm A.Ş. adına şerh konulmuş; bu şerh belediyenin tasarruf yetkisini yargı sürecine bağlamıştır. Yapı kayıt belgeleri 18.03.2021’de iptal edilmiş, ardından İmar Kanunu 32. ve 42. maddeleri uyarınca süreçler tamamlanmış, yapı tatil tutanakları düzenlenmiş ve yıkım kararları alınmıştır.
Belediyenin yanıtının tamamını oku
Kordon hattında faaliyet gösteren işletmelerin mevcut durumu sadece imar mevzuatı çerçevesinde değil, aynı zamanda mülkiyet ve ticaret hukuku ekseninde devam eden yargı süreçleriyle de şekillenmektedir. Bu kapsamda; Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 22.12.2022 tarihli ilamı uyarınca, sahil bandındaki 16 adet işletmenin işyeri açma ve çalışma ruhsat dosyalarına Türk Ticaret Kanunu’nun 128/2 maddesi gereğince Pruva İnvest Turizm Anonim Şirketi adına şerh konulmuştur. Bahsi geçen mahkeme ilamıyla resmileşen bu şerh, söz konusu işletmelerin ruhsatlandırılma ve çalışma süreçlerinin hukuki bir ihtilafın parçası olduğunu tescil etmekte olup, idaremizin bu alanlardaki tasarruf yetkisini ve uygulama takvimini yargı kararlarına bağlı bir hukuki süreç içerisine dahil etmiştir.
Muğla Valiliği tarafından 18.03.2021 tarihinde bu yapıların Yapı Kayıt Belgeleri iptal edilmiştir. Bu iptalin ardından 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. ve 42. maddeleri uyarınca yasal süreçler tamamlanmış, yapı tatil tutanakları düzenlenmiş ve yıkım kararları alınmıştır.
Özet:
- Mahkeme, 16 işletmenin kaçak olarak genişletilmiş binalarını iptal edilmiş yapı kayıt belgelerine dayanarak ayni sermaye olarak tescil etmiş, hatalı karar vermiştir. İptal edilen belge hak sebebi olamaz; yapı ruhsatsız kaçak statüye döner.
- Belediye mahkemeye itiraz etmeli ya da yeni dava açmalıdır (hukukçu görüşü alınmalıdır). Ayni sermayeye en fazla projenin ilk onaylı halindeki binalar konu olabilir.
- “Süreçler tamamlandı, yıkım kararları alındı” denirken yıkımın yapılmaması çelişkidir. Mart 2026’da başlayıp durdurulan yıkımlar ve yasallaştırma açıklamasının nedenleri ayrıca izah edilmelidir.
Uzman yorumunun tamamını oku
Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi bu alanda yer alan 16 adet işletmenin mevzuata aykırı şekilde genişletilmiş binalarını iptal edilmiş yapı kayıt belgelerini esas alarak ayni sermaye olarak tescil etmiş ve hatalı bir karar vermiştir. İptal edilmiş yapı kayıt belgeleri, hukuki geçerliliğini yitirdiği için mahkemelerce lehe delil veya hak sebebi olarak dikkate alınamaz, mahkemede koruyucu veya meşrulaştırıcı bir belge olarak kabul edilemez. İptal edilen belgeler hükümsüz hale gelir, yapı ruhsatsız kaçak statüye döner.
Bu gerekçelerle Fethiye Belediyesinin, Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesine itiraz ederek, iptal edilmiş yapı kayıt belgelerine dayalı olarak işyeri açma çalışma ruhsatlarına şerh konulmasının hukuken geçersiz olduğu yönünde savunma yapması veya yeni bir dava açması gerekir ama bu hususta hukukçuların görüşü daha doğru olacaktır. Ayrıca savunmada, yapı kayıt belgeleri iptal edilerek hukuki geçerliliğini yitiren kaçak yapıların şirketin ayni sermayesine konu edilemeyeceği, ancak projenin ilk onaylı halindeki binaların şirketin ayni sermayesine konu edilebileceği hususunda bir savunma veya davalaşma yapılması gerekir.
Yine bu sorunun cevap yazısının devamında 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. maddesi ve 42. maddesi uyarınca para cezası ve yıkım kararlarının alındığı, yasal süreçlerin tamamlandığı ve yıkım kararlarının alındığı yazılı olarak bildirilmesi de bir çelişki oluşturmaktadır, zira bir engel kalmadıysa yıkımların yapılması gerekir. Mart 2026 tarihinde yıkımlara başlanılmışken yıkımların aniden durdurulup bu alandaki tesislerin Fethiye’ye katma değer yarattığı, tesislerin yasallaştırılması gerektiği bu amaçla bakanlıkla görüşme halinde olunulduğunun ve imar değişikliğinin yapılacağının belediyece açıklanmış olması da fikir ve uygulama değişikliğinin nedenlerinin ayrıntılı şekilde izah edilmesi gereken ayrı bir husus olduğunu düşünüyoruz.
Kıyı Dolgu Alanı ve Yapılaşma Yasakları
Söz konusu ihale şartnamesinde ve ihale sözleşmesine esas teşkil eden mimari avan/uygulama projelerinde; 3621 sayılı Kıyı Kanunu ve Uygulama Yönetmeliği’nin kıyı dolgu alanları ile sahil şeridinin ilk 50 metrelik (kıyı tampon bölgesi) bandına getirdiği yapılaşma yasakları nasıl gözetilmiştir? Şartnamede, Kıyı Kanunu Yönetmeliği Madde 13’te belirtilen “sökülebilir, hafif strüktürlü rekreaktif üniteler (aralarındaki mesafe en az 150 m olan, en fazla 6 m² taban alanlı büfeler)” tanımını aşan kalıcı kalıp, betonarme, çelik veya kapalı sundurma/cam balkon niteliğindeki kütlesel yapılaşmalara izin veren veya göz yuman herhangi bir esneklik maddesi yer almakta mıdır?
Sahil bandında faaliyet gösteren işletmeler yönünden ruhsat, işgaliye ve kaçak yapılaşmaya ilişkin denetimler düzenli olarak sürdürülmekte ve tespit edilen aykırılıklar hakkında mevzuat çerçevesinde işlem yapılmaktadır.
Özet:
- Soru bir yanlış varsayıma dayanıyor: 2. Etap Sahil Bandı ilk 50 metrelik sahil şeridinde değil, kıyı kenar çizgisinin deniz tarafında, dolguyla kazanılmış bir alandadır. Planlandığı dönemin mevzuatına göre burada 20 metrelik yapı yaklaşma mesafesi geçerlidir.
- Onaylı planlara göre yapı emsali %3’tür: 36.286 m²’lik alanda toplam yapılaşma en fazla 1.088 m² olabilir. Bu hak 2–3 restoranla dolmuşken alanda 16 restoran bulunmaktadır.
- 150 metre aralıklı, en fazla 6 m²’lik büfe tanımı bu alan için geçerli değildir; burada yapılaşma şartlarını imar planı ve kıyı mevzuatı belirler.
Uzman yorumunun tamamını oku
Yanlış sorulmuş bir soru, çünkü, 2. Etap Sahil Bandı, sahil şeridinin ilk 50 metrelik bölümünde kalan alan dahilinde değildir, kıyı kenar çizgisinin deniz bölümünü içeren ve deniz dolgusu yapılarak kazanılmış bir alan statüsündedir. Ayrıca bu bölgedeki sahil şeridi, planlandığı dönemin Kıyı Kanunu ve ilgili yönetmelikleri uyarınca kıyı kenar çizgisinden itibaren 50 metre değildir, müktesep hakkın sahip olunduğu dönemde sahil şeridi tanımlanmayarak kıyı kenar çizgisinden itibaren 20 metrelik yapı yaklaşma mesafesinin tanımlandığı haliyle bakanlıkça onaylıdır.
Bakanlıkça onaylı imar planlarında ve yürürlükteki mevzuatlarda 2. Etap Sahil Bandında yapılacak yapılar için verilmiş yapı emsali %3 olarak belirlenmiştir. Yani yürürlükteki mevzuatlar ve onaylı plan kararları uyarınca 36 286 m² yüzölçümündeki 2. Etap Sahil Bandındaki yapılaşma toplam alanı en fazla 1088 m² olarak belirlenmiştir. Bu yapılaşma hakkının mevcut 2 veya 3 adet restoranla tamamlandığını düşündüğümüzde ve alanda mevcutta 16 adet restoran yapısı bulunduğu göz önüne alındığında işgal edilmiş açık kamusal alanlarla birlikte aykırı yapılaşmanın ne denli büyük olduğu ortadadır.
İmar Planlarında Rekreasyon Alanı olarak tanımlanmış sahil bandında yapılaşma şartları imar planı kararları ve kıyı kanunu ile ilgili yönetmeliklerce belirlendiğinden aralarındaki mesafe 150 metre olan ve en fazla 6 m² taban alanlı büfe tanımı bu alan için geçerli değildir.
Müktesep Hak ve Alt Kiralama Riski
Şartnamede, yürürlükteki İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik hükümlerine açıkça aykırı olacak şekilde, iskanı ve mimari projesi bulunmayan kaçak mekanların “mevcut halleriyle müktesep hak sayılmasına” ya da alt kiralama yoluyla yasallaştırılmasına kapı aralayan bir hukuki boşluk bulunmakta mıdır?
Sahil bandı üzerindeki 16 işletme, Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 22.12.2022 tarihli (2022/340 Esas, 2022/757 Karar) ilamı doğrultusunda koruma altındadır. Türk Ticaret Kanunu’nun 128/2 maddesi uyarınca bu işletmelerin ruhsat dosyalarına Pruva İnvest Turizm A.Ş. adına şerh konulmuştur. Bu durum, söz konusu işletmelerin statüsünün sadece belediye inisiyatifinde olmadığını, yargı kararıyla tesis edilmiş bir hukuki kısıt ve hak iddiası (şerh) altında olduğunu göstermektedir.
Özet: İptal edilmiş yapı kayıt belgelerine dayanan şerh hukuken geçersizdir; belediye mahkemeye itiraz etmeli ya da yeni dava açmalıdır. Onaylı projelerdeki yasal binalar kaçak eklerle ruhsata aykırı hale geldiğinden ve yapı kayıt belgeleri de iptal edildiğinden ruhsatların da iptal edilmesi gerekir. Yasal olmayan yapılar ve ruhsatlar müktesep hak oluşturamaz.
Uzman yorumunun tamamını oku
İptal edilmiş yapı kayıt belgeleri, hukuki geçerliliğini yitirdiği için mahkemelerce lehe delil veya hak sebebi olarak dikkate alınamaz, mahkemede koruyucu veya meşrulaştırıcı bir belge olarak kabul edilemez. İptal edilen belgeler hükümsüz hale gelir, yapı ruhsatsız kaçak statüye döner. Bu gerekçelerle Fethiye Belediyesinin, Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesine itiraz ederek, iptal edilmiş yapı kayıt belgelerine dayalı olarak işyeri açma çalışma ruhsatlarına şerh konulmasının hukuken geçersiz olduğu yönünde savunma yapması veya yeni bir dava açması gerektiği düşüncesindeyiz.
Ayrıca işletmelerin ruhsat aldığı onaylı projelerdeki yasal binaların kaçak yapılaşmalar sonucu ruhsatına aykırı hale dönüştüğü ve alınmış yapı kayıt belgelerinin de bakanlıkça iptal edilmiş olduğu gerekçelerine dayanarak ruhsatlarının da iptal edilmesi gerekir. Yasal olmayan yapıların ve ruhsatların müktesep hak teşkil etmesi mümkün değildir.
Kaçak Eklentilerin Envanteri
İmar Barışı’nın son başvuru tarihi olan 15 Haziran 2019 (ve yasal sınır olan 31.12.2017) sonrasında, uydu ve hava fotoğrafları analiziyle sabit olacak şekilde, kordon hattında “alan büyüterek, açık rekreasyon alanlarını kapalı ticari hacme dönüştürerek” imar kirliliğine neden olan işletmelere dair idarenizce yapılmış resmi bir envanter çalışması var mıdır? Bu alanlardaki mülkiyet sınır tecavüzleri (kamusal yaya yolunun işgali) ve kaçak eklentiler kaldırılacak mıdır?
Yapı Kontrol Müdürlüğümüz teknik personelince yapılan kontrollerde, özellikle 2017 yılı sonrasında mevcut yapılara ilave edildiği tespit edilen ruhsatsız eklentiler belirlenmiştir. Belediye koordinasyonunda bu kaçak eklentilerin önemli bir kısmı kaldırılmış, kaldırılan bölümler tutanak altına alınmış ve fotoğraflarla kayıt altına alınmıştır.
Özet: Yanıt, 2017 öncesinde oluşmuş kaçak yapıların yapı kayıt belgelerine dayanılarak yasal kabul edildiğini, bu belgelerde beyan edilen kaçak eklentiler için ayrıca bir çalışma yapılmadığını göstermektedir. Oysa tüm yapı kayıt belgeleri 18.03.2021’de iptal edilmiştir; iptal edilmiş belgelere göre işlem yapmak yasal değildir. Bu kaçak yapıların şirketin ayni sermayesine konu edilemeyeceği yönünde hukuk mücadelesi verilmelidir.
Uzman yorumunun tamamını oku
Belediye, “2017 yılı sonrasında mevcut yapılara ilave edildiği tespit edilen ruhsatsız eklentiler belirlenmiştir ve bu kaçak eklentilerin önemli bir kısmı kaldırılmıştır” şeklinde yanıt vererek 2017 yılı öncesinde oluşmuş kaçak yapıların yasal kabul edildiğini, imar barışıyla alınmış yapı kayıt belgelerinde beyan edilen kaçak eklentilere ilişkin bir çalışma yapılmadığını, yapı kayıt belgelerinin dikkate alınarak işlem yapıldığını belirtmiştir.
Halbuki yapı kayıt belgeleri Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Muğla İl Müdürlüğü’nün Yapı Kayıt Belgesi Komisyonu kararı neticesi bu alandaki mevzuata aykırı yapılar yürürlükte bulunan “Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar” hükümlerinde yer alan “yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar” kapsamına girdiğinden Fethiye 2. Etap Sahil Bandındaki işletmelere ait tüm yapı kayıt belgeleri 18.03.2021 tarihinde Muğla Valiliğince iptal edilmiştir. Bu durumda Fethiye Belediyesinin iptal edilmiş yapı kayıt belgelerine göre işlem tesis etmesi yasal değildir ve doğru değildir şeklinde yorumluyoruz. İptal edilmiş yapı kayıt belgelerindeki kaçak yapıların şirketin ayni sermayesine konu edilemeyeceğine ilişkin bir hukuk mücadelesi verilmesi gerekir.
Rıhtım Yapısı, Plan Değişikliği ve Ticari Oran
Mevcut 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar Planında fonksiyonu “Park ve Rekreasyon Alanı” olan bu sahil şeridinde, ihale adında geçen “Rıhtım ve Geri Sahası” tanımı gereği bir liman/iskele/kıyı yapısı üst yapısı inşa edilmesi planlanmakta mıdır? Eğer planlanmakta ise, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği uyarınca üst ölçekli plan değişikliği yapılmadan ve kıyı kenar çizgisi yasal süreçleri tamamlanmadan bu ihalenin gerçekleştirilmesinin yasal dayanağı nedir? Ticari fonksiyonların, kamusal açık alan fonksiyonlarına olan oranı şartnamede yüzde kaç ile sınırlandırılmıştır?
Belediyenin bu yapılar üzerindeki yıkım veya tahliye gibi idari tasarrufları, bahsi geçen mahkeme kararı ve ruhsatlar üzerine konulan yasal şerh nedeniyle hukuki bir engel ile karşılaşmaktadır. Yargı kararıyla sabitlenen bu durum, belediyenin “mevcut halleriyle” işletmeleri projeye dahil etmesini veya işlem yapamamasını hukuki bir zorunluluğa (mahkeme ilamına uyma zorunluluğu) dayandırmaktadır.
Özet:
- Belediye, soruyla ilgisi olmayan bir yanıt vermiştir.
- “Rıhtım ve geri sahası” ihalesi bir kıyı yapısı yapılacağı anlamına gelir. Ancak alan; kıyı yapısı, ekoloji, deniz derinliği ve dip çamuru nedeniyle rıhtıma elverişli değildir; tarama, dolgu ve iskele gerekecektir. Bilimsel inceleme olmadan böyle bir karar doğru değildir.
- Hangi yolcu ve yük trafiği için rıhtım gerektiği açıklanmalıdır: Bu bir yat marinası mı, yoksa “geri saha” adı altında mevcut kaçak restoranların yasallaştırılması mı?
- Kıyı kenar çizgisi süreçleri tamamlanmış ve yürürlüktedir (20 m yapı yaklaşma mesafesi).
- Plan değişikliği yapılmadan, plandaki amacı dışında ihale yapılması 3194 sayılı İmar Kanunu’na ve Danıştay kararlarına aykırıdır.
- Şartnamede ticari oran belirtilmemiştir; Kıyı Kanunu Uygulama Yönetmeliği md. 14 gereği yapılaşma en fazla %3 olabilir.
Uzman yorumunun tamamını oku
Rıhtım yapısı: Fethiye Belediyesi soruyla ilgisi olmayan bir bilgilendirmeyle bu soruyu cevaplamaya çalışmıştır. Alan bakanlıkça “rıhtım ve geri sahası” tanımlı olarak ihale edildiğinden elbette ki amaç doğrultusunda bir rıhtım (kıyı yapısı) yapılacaktır. Rıhtım, deniz araçlarının kolayca yanaşarak yolcu indirilip bindirilmesi veya yük yüklenip boşaltılması için düzenlenen iskele veya liman platformudur. Ancak Fethiye 2. Etap Sahil Bandı mevcut kıyı yapısı, ekolojik yapısı, deniz derinliği ve dip çamuru gibi sebeplerle rıhtım yapmaya elverişli değildir. Bu nedenle denizel alanda deniz derinleştirilmesi, deniz dolgusu yapılması, ahşap veya beton iskeleler yapılması gerekecektir. Tüm bu işlemlerin mevzuata uygunluğu, hukuki geçerliliği, ekonomik ve ekolojik etkileri detaylı ve bilimsel şekilde incelenmeden bu tür kıyı yapılarının kararının verilmesi doğru değildir. Ayrıca Fethiye 2. Etap Sahil Bandında hangi güzergahtan gelip gidecek yolcu indirip bindirme işlemlerinin yapılacağı ve hangi yüklerin yüklenilip boşaltılacağı, bir rıhtım projesi oluşturma dayanağının ne olduğu ayrıca açıklanmalıdır. Rıhtım adı altında yapılarak sadece yatların bağlanacağı bir marina projesi midir, yoksa rıhtımın geri sahası olarak tanımlanan alandaki hizmet birimlerinin (mevcut kaçak restoran binalarının) yasallaştırılma adımı mıdır?
Kıyı kenar çizgisi: Aynı soruda kıyı kenar çizgisi süreçlerinin tamamlanmadığından bahsedilmiş ancak bu husus doğru değildir, bu alandaki kıyı kenar çizgisi tespitleri yapılmış, kıyı kenar çizgisinden itibaren kara yönünde 20 metre olarak yapılaşma mesafeleri belirlenmiş ve bakanlıkça onaylanma işlemleri yasal çerçevede tamamlanmış durumdadır ve yürürlüktedir. 2. Etap Sahil Bandı ise kıyı kenar çizgisinin deniz yönünde deniz dolgusu yapılarak oluşturulmuş bir kamusal alan niteliğindedir.
Plan değişikliği yapılmadan ihale: Sorunun devamında, plan değişikliği yapılmadan ihalenin gerçekleştirilmesi yürürlükteki mevzuata aykırıdır. İmar planında umumi hizmetlere ayrılan kamusal alanların asli amacı dışında ihale edilmesi veya ticari kullanıma açılması yürürlükteki 3194 sayılı İmar Kanunu’na ve Danıştay Kararlarına aykırıdır. Bu tür ihaleler kamu yararı ilkesini zedeler ve yargı iptalleriyle sonuçlanır. Danıştay imar planı amacı dışı ihaleleri hukuka aykırı bulur. Bu gerekçelerle yürürlükteki imar planlarında “Rekreasyon Alanı” olarak planlı durumdaki Fethiye 2. Etap Sahil Bandının imar planındaki kullanım amacına aykırı olarak “rıhtım ve geri sahası” şeklinde ihale edilmiş olması yasal değildir.
Ticari fonksiyon oranı: Sorunun son bölümünde, ticari fonksiyonların oranı şartnamede yüzde kaç ile sınırlandığı sorulmuş, şartnamede bu oran belirtilmemiş ancak kiralama sürecinde yürürlükteki mevzuata uyulacağı hususları açıklanmıştır. Yürürlükte bulunan Kıyı Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik Hükümlerinin “doldurma ve kurutma yoluyla arazi kazanma” başlığı altındaki 14. Maddesinde, “doldurma ve kurutma yoluyla kazanılmış alanlarda ibadet yeri, yeşil alan düzenlemeleri kapsamında park, çocuk bahçesi, açık spor alanları ile açık alan ağırlıklı olmak üzere ve emsali aynı amaçla ayrılan alanın % 3 ünü yüksekliği 5.50 m. yi aşmayan takılıp sökülebilir elemanlarla inşa edilen; lokanta, gazino, çay bahçesi, sergi üniteleri ve idare binalarını içeren fuar, piknik, eğlence alanları düzenlemek amacıyla doldurma ve kurutma işlemi yapılarak arazi kazanılabilir.” hükmü gereği en fazla %3 oranında yapılaşma yapılabilmektedir.
Fethiye Kent Konseyi’nin bu sorusuna Fethiye Belediyesinin cevabı ise soruyla ilgisi olmayacak şekilde düzenlenmiş, “bahsi geçen mahkeme kararı gereği işletme dosyasına konulmuş şerh nedeniyle yargı kararıyla sabitlenen bu durum belediyenin işlem yapamamasının hukuki zorunluluğa dayanmaktadır” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Yıkım Kararları Neden İnfaz Edilmedi?
Bakanlıkça usulsüzlük nedeniyle iptal edilmiş Yapı Kayıt Belgelerine konu olan ruhsatsız dükkan ve eklentiler hakkında; 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. Maddesi (Yıkım Kararı) ve 42. Maddesi (İdari Para Cezası) uyarınca Fethiye Belediye Encümeni tarafından alınmış aktif bir yıkım kararı bulunmakta mıdır? Eğer varsa, bu yıkım kararları ihale sürecinden önce neden infaz edilmemiştir? Bu kaçak yapıların kütlesel olarak ihale projesine entegre edilmesi, “Kaçak Yapının Meşrulaştırılması” niteliği taşıyacağından, idarenizin Türk Ceza Kanunu Md. 257 (Görevi Kötüye Kullanma) yönünden riski nasıl bertaraf edilmiştir?
İlgililer hakkında Encümen kararları alınmış, idari para cezası ve yıkım kararlarına ilişkin işlemler tesis edilmiştir. Yapı kayıt belgesine konu olan ana yapılar dışındaki sonradan ilave edilen kaçak eklentilerin kaldırılmasına yönelik işlemler eksiksiz yürütülmüş ve bir kısmı işletme sahipleriyle koordineli şekilde yıkılmıştır.
Özet: Yapı kayıt belgelerinin iptaliyle ruhsatsız duruma düşen ana yapılar hakkında işlem yapılmaması doğru değildir. Sonradan eklenen kaçak eklentilerin de yalnızca bir kısmı yıkılmış, kalanının neden yıkılmadığı açıklanmamıştır. Yıkımların durdurulmasının olası nedeni, ihale sonrası yapılacak imar planı değişikliğiyle bu eklentilerin yasallaşabilme ihtimalidir.
Uzman yorumunun tamamını oku
İptal edilmiş yapı kayıt belgeleri, hukuki geçerliliğini yitirdiği için mahkemelerce lehe delil veya hak sebebi olarak dikkate alınamaz, mahkemede koruyucu veya meşrulaştırıcı bir belge olarak kabul edilemez. İptal edilen belgeler hükümsüz hale gelir, yapı ruhsatsız kaçak statüye döner. Fethiye Belediyesinin iptal edilmiş yapı kayıt belgeleri nedeniyle ruhsatsız duruma düşmüş yapılar hakkında işlem tesis etmemiş olması doğru değildir.
Ayrıca yazıda sonradan ilave edilen kaçak eklentilerin sadece bir bölümünün yıkıldığı ifade edilmiş, kaçak yapıların kalan bölümlerinin yıkım işleminin niçin yapılmadığı hakkında bir bilgi verilmemiş. Fethiye Belediyesinin yıkım işlemlerini durdurma nedeni, ihale sonrasında yapılacak imar planı değişikliği sonucu kaçak eklentilerin yasallaşabilme ihtimali göz önüne alındığı gerekçesi olabilir.
Olağanüstü Meclis Toplantısı Çağrısı
İhale katılımı için, belediye başkanına yetki verilmesi için yapılan olağanüstü meclis toplantısına ilişkin çağrı tebliği, belediye meclis üyelerine yasal şekil ve süre şartına uygun olarak yazılı tebliğ edilmiş midir?
Belediye başkanına ihale yetkisi verilmesi için yapılan olağanüstü toplantının çağrı tebliği, tüm meclis üyelerine yasal şekil ve süre şartlarına uygun olarak yapılmıştır.
Kaynaklar: Fethiye Kent Konseyi’nin 18.06.2026 tarihli bilgi edinme dilekçesi (Prof. Dr. Ramazan Sağ, Fethiye Kent Konseyi Başkanı); Fethiye Belediyesi Yazı İşleri Müdürlüğü’nün 09.07.2026 tarih ve E-82332389-000-242278 sayılı yanıt yazısı (Sabri Oğuz Bolelli, Başkan a. Belediye Başkan Yardımcısı); Fethiye Kent Konseyi uzman değerlendirmesi. Soru ve yanıt metinleri resmi yazışmalardan aynen aktarılmış, yalnızca yazım hataları düzeltilmiştir. Özetler okuma kolaylığı için hazırlanmıştır; esas olan tam metinlerdir.